
|
SARIŞEYH KÖYÜNÜN TARİHTEN
GÜNÜMÜZE GEÇMİŞİ: Sarışeyh,
Kelkit’in güneybatısında 20 km. uzaklıkta, Şiran ile Erzincan sınırlarının
kesiştiği bölgede ormanlık alanda kurulmuş bir dağ-orman köyü. Verimli araziyi
heba etmemek kaygısından olsa gerek, köy neredeyse 70 derece meyilli bir tepenin
eteklerine kurulmuş. 20-25 sene önce daha çatılı evlerin yaygınlaşmadığı zaman
köyün karşısındaki tepeye çıkıp bakıldığında, kocaman geniş basamakları olan
bir merdiven seyrediyormuşsunuz gibi bir intiba verirdi. Köye ismini veren Sarışeyh
Efendinin türbesi köyün mezarlığında etrafı duvarla çevrili üstü açık, kıble
tarafında mihrab girintisi bulunan bir yapıdır. Sarışeyh Efendinin mezarı
kapısından girince sağ tarafta mihrabın alt tarafındadır. Mezar taşı sarımsı bir
taştan olup kitabesi (yazısı) bulunmamaktadır. Ancak mihrab çıkıntısındaki
yontulmuş düzgün taşın üzerinde iki tarih bulunuyorsa da bu tarihler 1800’lü
yılların son çeyreğine tekabül ediyor ki bu tarihle Sarı Şeyh’in ölüm tarihi
değil duvarların yapım veya tamir tarihidir. Sarı Şeyhin iki kardeşiyle bu civara
geldiği şeklinde sözlü rivayetler vardır. Rivayete göre bu üç kardeşin şeyhleri
sadağından üç ok çıkararak işaretlemiş bu oklar nereye düşerse oraya gidip
halkı irşad etmelerini söylemiş. Okun biri Sarışeyh
köyünün bulunduğu yere, diğeri Şiran’daki Karaşıh (Karaşeyh) köyüne,
üçüncüsü de Seydi Baba köyüne düşmüş. Böylece bu üç kardeş okların
düştüğü yerlere yerleşip zaviyelerini kurarak halkı irşad etmeğe
başlamışlar.(Zaviye; küçük tekke demektir. Bir manası da zahidin ibadetle meşgul
olmak üzere çekildiği tenha ev veya kulübedir) Şeyhin zaviyesi muhtemelen köye
seferberlikten önce yerleşen Hoceeller sülalesinin elinde bulunan ‘Ziyaret Evi’
denilen ev olmalıdır. Bu evde bulunan bir odada, şeyhin kabri ziyaret edildikten sonra
iki rekat namaz kılınıp dua edilerek bir müddet uyunurdu. Hastalar, başka türlü
sıkıntıları olanların kimileri, rüyalarına ak sakallı nur yüzlü bir pir-i
faninin girdiğini ve onları dertlerinden kurtardığını söylerlerdi. Köye iki km.
kadar uzaklıkta bulunan Sugözü denilen büyük göze
(pınar) köyün önünden akan çayın ana kaynağıdır. Bahar aylarında akıp sonra
kesilen Harami deresinden gelen suyla diğer dereler de bu çaya akar. Sugözü, komşu
Uzunkol köyünde bulunan ve Harami deresinden akıp gelen su kaynağı gibi ilk baharda
büyük bir gürültüyle patlar, kış aylarında azalmış olan suyu coşarak akmaya
başlar. Muhtemelen Çimen Dağındaki yaylalarda bulunan Su Batanlardan batan su, yer
altında biriktikten sonra bu kaynaklardan çıkmaktadır. Bu çay, birkaç köyün
arazisinden geçtikten sonra Şiran topraklarında Kelkit Çayına karışır. Yamaçları
çok dik bir vadiden akıp giden çaydan tabii olarak çok az bir arazi sulanmaktaydı.
Köy sınırları içinde çayın üzerinde kurulan araları çok yakın üç değirmen vardı. Şimdi artık değirmenler virane oldu. Daha
önceki yıllarda yapılan kanal çalışmaları sonuçsuz kalmışsa da çay suyu ile araziyi sulamak için şu
sıralarda devlet tarafından kanallar yapılmaktadır. Köyümüz, Gümüşhane’nin her
köyünde olduğu gibi dışarıya çok sayıda göç vermesine rağmen hanesi çok fazla
azalmayan talihli köylerdendir. Bazı köylerimizin kış ayalarında boşaldığı
düşünülürse köyümüzün bu durumuna şükretmek gerekir. Seferberlikte Tokat,
Samsun, Çorum ve diğer vilayetlerin köylerinde yerleşip kalan ailelerden başka ilk
göçler Erzincan’ın köylerine olmuştur. Daha sonra sonra Kırıkkale’ye göçenler
olmuş, bunu yurt dışına çalışmaya giden işçilerin evlerini yanlarına almaları
takip etti. Yoğunluk Hollanda’da olmak üzere, Almanya, ve
Fransa’da yerleşen köylülerimiz de var. 1970’li yıllarda Hereke,
Pendik ve Çayırova Gebze çevresindeki taş ocaklarında çalışmaya gelenler
buralara yerleşmeye başladılar. 1985-90 yılları arasında Özal iktidarı sırasında
gecekondulaşmaya göz yumulduğu sıralarda Gebze’ye bağlı Dilovası beldesine daha
önce yerleşen birkaç hane Sarışeyhlinin teşvikiyle buraya yerleşmeye
başlanmıştır. Bu gün Dilovası’nda 80 haneyi aşkın Sarışeyli yaşamaktadır.
Burada kurulan ‘Sarışeyh Köyü
Kalkındırma Derneği’ köylüler arasında
dayanışmayı sağlamıştır. Dernek faaliyetlerine devam etmektedir. Pendik Yayalar
köyü ile Hereke’de de köylülerimiz bulunmaktadır. Tabii buralarla sınırlı
değildir köyümüzden göçüp başka yere yerleşenler. İstanbul, Konya, Ankara
(Gölbaşı) ve Antalya’da da yaşayan köylülerimiz bulunmaktadır.
| SARIŞEYH
KÖYÜ'NÜN ÜNLÜ ALİM VE DİN ADAMLARI |
ADI
SOYADI
|
BABA ADI
|
KABİLESİ |
ÜNVANI |
SARIŞEYH
HAZRETLERİ |
|
|
ŞEYH (KERAMET SAHİBİ) KÖYE İSMİNİ
VEREN
ALİM |
HACI ALİ |
SÜLEYMAN |
MERALLERDEN |
İMAM HATİP |
MOLLA MUSTAFA |
HACI ALİ |
MERALLERDEN |
İMAM HATİP |
HACI İBRAHİM |
HACI SALİH |
ŞİMŞEKLERDEN |
İMAM HATİP |
ALİ HOCA |
HACI SALİH |
ŞİMŞEKLERDEN |
İMAM HATİP |
HACI İSMAİL |
MEHMET |
KILIÇLARDAN |
İMAM HATİP |
ABDURRAHMAN |
HACI ALİ |
MERALLERDEN |
İMAM HATİP |
HÜSEYİN EFENDİ |
HACI ALİ |
MERALLERDEN |
MOLLA (MÜDERRİS) |
HASAN HOCA |
HACI ALİ |
MERALLERDEN |
MÜFTÜ |
MOLLA MUHAMMET |
İBRAHİM |
ŞİMŞEKLERDEN |
İMAM HATİP |
MOLLA MUSTAFA |
MEHMET |
SEVENLERDEN |
İMAM HATİP |
MOLLA ÜLFET |
MEHMET |
AKARLARDAN |
İMAM HATİP |
MOLLA AHMET |
HÜSEYİN |
MERALLERDEN |
İMAM HATİP |
MOLLA SITKI |
HÜSEYİN |
MERALLERDEN |
İMAM HATİP |
| |
| T.C
GÜMÜŞHANE İLİ KELKİT İLÇESİ
SARIŞEYH KÖYÜ
MUHTARLARI |
| |
ADI SOYADI
|
BAŞLANGIÇ
TARİHİ
|
BİTİŞ TARİHİ |
MAHMUT KORKMAZ |
19.02.1939 |
09.02.1941 |
MEVLÜT YILMAZ |
|
01.03.1941 |
BÜHLÜL ŞİMŞEK |
02.03.1941 |
04.03.1943 |
HİMMET OĞLU MEHMET
SEVİNÇ |
04.03.1943 |
01.03.1947 |
SADIK MERAL |
01.03.1947 |
13.08.1950 |
İSMAİL KILIÇ |
13.08.1950 |
07.11.1954 |
MUSTAFA KORKMAZ |
07.11.1954 |
19.10.1960 |
İSMAİL KILIÇ |
17.11.1954 |
19.12.1973 |
HASAN SEVEN |
02.06.1968 |
07.06.1971 |
KAMİL SEVEN |
29.08.1971 |
09.12.1973 |
HÜSEYİN KAYA |
09.12.1973 |
11.12.1977 |
MÜRSEL MUTLU |
11.12.1977 |
25.03.1984 |
ALİ KAYA |
25.03.1984 |
26.03.1989 |
HASAN MERAL |
26.03.1989 |
27.31.1994 |
HÜSEYİN SEVEN |
27.03.1994 |
18.04.1994 |
İMDAT AKAR |
18.04.1999 |
DEVAM EDİYOR |
| |
|
|
Bilgi İçin:
BEKİR KORKMAZ

bkkorkmaz@hotmail.com |
|
|
|